Ferhat ATİK - Anayurt Oteli' Kitabındaki Zebercet Karakterinin Sosyal Değişimleri Açısından İncelenmesi
http://www.makaleler.com/ (18 Aralık 2008)
 

 

Anayurt Oteli, sadece bir otel olmaktan öte Zebercet’in rahimsel bir dönüş ve güven arayışı bağlamında bakabileceğimiz bir mekan. Zebercet kendi yalnızlığını kendisi yaratırken, içindeki değişim, sosyalleşme, farklılık belki de düzelme gayreti ile ilgili tüm adımlarının, bağlılıkları, özlem duyduğu anne, özlem ve arayışı ile ertelenmesi ve bunun yanında dışsal öğelerin kendisine yönelmeleri ile Zebercet’in yönelim sıkıntıları arasında kalışı onunla ve otelle ilgili detayları ve ana kavramları bir arada tutuyor. 

Bu kavramları film ve kitap ekseninde somutlaştıracak birkaç temel örnek aşağıda incelenmiştir. Elbette bu tarz okuma ve görsel incelemeden kasıt, temel sosyal değişim evrelerinde Zebercet’in yaşadıklarını adımsallaştırmak, daha net ifadelere dönüştürmektir. Oysa attığı yeni adımlar ve değişimler, elbette, somut olarak, Zebercet’in yaptıkları, davranışları gibi görünse de, psikolojik olarak, yalnızlık ve anne rahmine dönme psikozu sınırında durma gibi, sosyal değişimini körükleyen, buna ivme veren ruh halini aktarmaya yarayacaktır. 

Bu aktarma öncesinde Zebercet’i tanımamızda fayda var. Zebercet babadan kalma bir oteli işleten ve o otele çok bağlı bir karakterdir. Gecikmeli Ankara treniyle otele gecenin bir vakti gelen ve bir gece kalıp giden, giderken 1 hafta sonra geleceğini söyleyen ve hatta kendisine günleri saydırarak bekleten bir kadınla tüm hayatı değişmiştir. Karakteristik olarak Zebercet anti sosyal, içine kapanık bir adamdır. Anne rahminde sadece 7 ay kalması ve doğumundan bir süre sonra annesini kaybetmesi onu sonsuz bir anne özlemi ile yaşamaya itmiştir. Bu özlemi ise otele gelen bir kadını annesi gibi görmesine ve ona derin duygular beslemesine sebep olmuştur. Zebercet yavaş hareket eden değişimlerden uzak görünen fakat harekete geçmeden önce fazla düşünmeyen içgüdüsel hareket eden bir karaktere sahiptir. Ruhsal bakımdan sağlıklı değildir. Kişilik bozukluğu yoğundur. Yalnızlık bunalımı olan ve hayatına temel damgayı bu yalnızlığın vurduğu bir kişidir. Hayatına cinsel anlamda tam anlamıyla bir kadın girmemiş ve aşkı hiç yaşayamamıştır. Seksi otelde çalışan bir kadınla ve anlamsız bir boşalma güdüsü ile insani zevklerden arınmış bir ilkellikte tatmıştır. 

Şimdi onun değişimini analiz etmemiz daha mümkün. Nasıl biriydi ve bu karakter ne değişimler yaşadı? 

Zebercet otelden çıkarak berbere fakat her zaman gittiğine değil başka bir berbere gitmişti. Bu onun daha önce gittiği berberi değildi, zor olanlardan biri olarak berberini ve ardından bıyıklarını kestirerek bir değişimin istencinin ilk adımlarını sergilemişti. Berber bıyıklarını kestikten sonra alışveriş yapmak için bir erkek mağazasına gitmiş ve oradan da üstüne bir şeyler almıştı. Temel argümanlarını asla değiştirmezcesine ruhunda yalnızlık ve değişmez sabitlikler bulunan Zebercet, erkek mağazasında çalışan satıcının kıyafetlerine uygun siyah bir ayakkabı almasını önerir önermez almasını ve bunu hemen uygulayacak kadar değişime olan bilinç altı ihtiyacını sergilemiştir. Berber işini, alışverişini bitirdikten sonra Zebercet tekrardan oteline gelmiştir. Daha sonra otelden ayrılmıştır. Zebercet bu kez dışarı çıktığında meyhaneye gitmiş bu meyhanede yan masada oturan bir adamın horoz güreşine gideceğini öğrenerek yine alışılagelmişlerle dolu hayatından soyutlanarak adamın onun arkasına takılmış ve horoz güreşi yapılan yere gitmiştir. Orada ise yine değişimin sosyal farklılaşma ve sosyal değişimin istemli adımları, talepleri gibi duracak bir örnekle ilk kez tanıştığı genç bir çocukla sinemaya gitmiştir. Sinema çıkışı Zebercet çocuğa otelde birlikte kalmalarını teklif ettiyse de çocuk bu teklifi reddetmiştir. Denilebilir ki Zebercet sosyal değişim gayreti içerisindeki davranışlarına bu durumla, yalnızlıktan kurtulma ve sosyal değişim yaşama adımını da eklememiz mümkün. 

Zebercet’in son kez dışarı çıkışında ise parka gitmesiyle yaşandı. Bu sırada bir banka oturmuş ve yanındaki adamla sohbet etmiştir, adam yanından ayrılınca daha önce oteline gelen bir hayat kadının yanına giderek geceyi birlikte geçirmelerini teklif etmiştir. Kadın Zebercet’e otele gitmesini ve onu orda beklemesini söylemiş fakat Zebercet’in yanına gitmemiştir. Zebercet bu sefer genç çocuğu bulmak için sinemaya gitmiş çocuğu orda bulamamıştır. Tüm davranışlarında anne ruhuna duyduğu özlemi, bu alanda yaşamakta olduğu ruhsal ve derin bunalımı, otele apansız gelen kadının otel gibi aslında annesinin figürü olduğunu görmemiz ve söylememiz mümkün. 

Zebercet’in bu arayışları ve değişim çabaları, çok fazla başarılı olamadığı gibi, içinde girdiği değişim adımlarının bir olumlu getiri ile sonuçlanmamasının ardından birkaç gün sonrada kendini otel odasında asarak öldürmesine kadar gider. 

Anayurt Oteli Roman ve Film Arasındaki Temel Benzerlikler 

1- Kitabın da filmin de ana temellerinden biri ve aynı zamana elbette en temel benzerlik yalnızlık kavramıdır dememiz mümkün. Yalnızlık üzerine yazılmış psikolojik içerikli bir öykü hem kitapta hem de filmde bu yönde benzerlikler ortaya çıkarmaktadır. 

2- Diğer bir temel benzerlik ise filmin başında bir kadının otele gecikmeli Ankara treniyle gelerek otelde bir gece kalması ve ertesi gün otelden ayrılırken, bir hafta içinde geri döneceğini söylemesidir. Öyle ki, hem kitap hem de filmde tema bunu üzerine kuruludur.

3- Öğretmen çiftin otele gelip ev bulana kadar otelde kalmak istemeleri, diğer otel müşterilerinin bazıları, hizmet gören kadınla Zebercet’in diyaloglarının bir çoğu gibi detaylar da benzerliklerden bazıları olarak karşımıza çıkmaktadır. 

4- Elbette daha detaylı bakıldığında bulunması muhtemel bir çok benzerlik mevcuttur. Fakat temel anlamda birkaç benzerlik arayışımızda bir diğer temel benzerlik ise Zebercet’in kendi odasında kendini asıp öldürmesi olarak belirlenebilir. 

Anayurt Oteli Roman ve Film Arasındaki Temel Farklılıklar 

1- Kitapta Zebercet ile ortalıkçı kadının seks yapmaları tüm detaylar ile okuyucuya aktarılmaktadır. Oysa filimde bu sahneler oldukça yüzeysel olarak geçilmiş detaylı anlatım görsel olarak sergilenmemiştir. 

2- Kadının sevişirken adama ‘’ Nasıl seninim ‘’ demesi filimde verilmedi . 

3- Yine temel farklardan birisi ortalıkçı kadını işe alırkenki bölümdür. Bu bölümde Zebercet kitapta kızın dayısıyla pazarlık yapar. Oysa filimde böyle bir sahne yoktur. Bu sahne sadece kitapta yer almıştır. 

4- Temizlikçi kadını öldürürken filimde sadece yüzüne baktı boğazını sıktı ve öldürdü kitapta ise onu öptü. 

5- Aslında bunu bir eleştiri olarak da iletebiliriz ama genel olarak kitap uyarlamaları filmlerin daha geride kalmalarını sağlıyor. Kitapta olaylar diğer bir çok kitap uyarlaması sinema yapıtında olduğu gibi daha ayrıntılı anlatılırken filimde daha yüzeysel anlatıldı. 

Sonuç olarak  Zebercet hayatını, annesi gibi bellediği otelde geçirerek tüm inanışlarını ve duygularını o otele bağlayan bir karakterdir. Apansız gelen ve bir gece otelinde kalan bir kadına hissettiği duygular ve beklentiler ise, yine anne duygusundaki eksilmeler ve beklentisel artmalarla ilgili değişimleri sergilemektedir. Öyle ki, hikayenin sonunda gelen kadın ile annesinin aynı kişi /ve/veya benzer kişi) olduğunu görebiliyoruz. Bu gelen kadınla onda başlayan değişim, sosyal değişim sürecine yansırken, arayışlarını da acemice beraberinde getirmiştir. Başlayan ve kabul ettiği bu değişimi acemice yaşamaya çalışan ve arayışlarla bulmaya çalışan Zebercet, yalnızlığını paylaşabilecek yakın bir dostluk, bir aşk kurabilecek, bir cinsellik, bir ilişki aramaktaydı. Fakat zamanla bunu bulamayarak gayret ettiği sosyal değişimde yeterince karşılık alamayıp başarılı olamayarak hayal kırıklıkları yaşamıştır. Bunu arayışlarına net yanıtlar ve somut ulaşımlara varamamış olan ruhu ise artık bu yalnızlığı kaldıramamıştır. Onun kendi elleriyle hazırladığı acı sona götüren detaylarda bu başlıklar altındadır.

 

© 2014 yusufatilgan.com Tüm hakları saklıdır.

This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now